<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828</id><updated>2012-02-16T13:27:05.603+02:00</updated><title type='text'>Rootless</title><subtitle type='html'>"Oh like a bird on the wire, 
Like a drunk in a midnight choir, 
I have tried in my way to be free."</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>12</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-8272791226468294005</id><published>2012-02-04T12:40:00.000+02:00</published><updated>2012-02-04T12:41:33.595+02:00</updated><title type='text'>Konuşma</title><content type='html'>"Aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,&lt;br /&gt;Üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;&lt;br /&gt;Ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?&lt;br /&gt;Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi nişan alırdı kendini asan zenci,&lt;br /&gt;Bira içmez ağlardı, babası değirmenci,&lt;br /&gt;Sizden iyi olmasın, boşanmada birinci...&lt;br /&gt;Çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkü Tamer&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-8272791226468294005?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/8272791226468294005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=8272791226468294005' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/8272791226468294005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/8272791226468294005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2012/02/konusma.html' title='Konuşma'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-5047613406490045699</id><published>2011-09-08T13:10:00.004+03:00</published><updated>2011-09-08T13:15:19.518+03:00</updated><title type='text'>Kafkaesque</title><content type='html'>"...Ormanda yolunu yitirmiş çocuklar gibi terk edilmişlik içerisindeyiz. Önümde durup bana baktığında, ne sen benim içimdeki acıları anlayabiliyorsun, ne de ben seninkileri. Ve senin önünde kendimi yere atsam, ağlasam ve anlatsam bile, biri sana cehennemi sıcak ve korkunçtur diye anlattığında cehennem hakkında ne bilebilirsen, benim hakkımda da ancak o kadarını bilebilirsin..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafka&lt;br /&gt;1903 tarihli bir mektuptan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-5047613406490045699?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/5047613406490045699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=5047613406490045699' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/5047613406490045699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/5047613406490045699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2011/09/kafkaesque.html' title='Kafkaesque'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-969038369048917855</id><published>2011-01-27T19:48:00.019+02:00</published><updated>2011-09-08T14:23:05.361+03:00</updated><title type='text'>Gidememe Hali</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/TUGxsSlFwlI/AAAAAAAAAcE/sp3Zu6aAOWM/s1600/85096928.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 134px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/TUGxsSlFwlI/AAAAAAAAAcE/sp3Zu6aAOWM/s200/85096928.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5566925988866409042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;  15 yaşındayken, Kafka’nın Amerika’sının ve adını hatırlayamadığım başka romanların etkisinde olduğum sıralarda, sabit bir fikir kafamın içinde kök saldı. Günün birinde özgürleşebilmek, ancak uzaklaşabilmekle, bambaşka bir yerde bambaşka biri olarak yaşama imkânı bulabilmekle mümkündü. Hatıralarımı ve cismimi içinde büyüdüğüm toprağa bağlayan bütün kökleri koparmanın  sağlayacağı hafiflik.. O köklerde ne çok acı var, ne çok köhnemiş fikir, duygu var, ne kötü hatıralar var, ne çözemediğim bilmeceler var. O köklerde ne yerleşik sıkıntılar var. Onları topraktan çıkarmanın, o karanlık, böcekli topraktan çıkarıp temiz havayla buluşturmanın yaratacağı ferahlama.. Kökler rüzgârla buluşunca, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Özgürlük getirecek köksüzlük ve rüzgâr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  O sıralar gördüğüm hoş bir rüyayı hatırlıyorum. Rüyamda, elimde eski bir bavulla, kırmızı deri koltukları olan, eski bir otobüste yolculuk yapıyordum. Otobüste çok az yolcu vardı. Tozlu topraklı bir yolda ilerliyorduk, dışarıdaki manzaraya kızılımsı-turuncumsu bir renk hâkimdi. Yüreğimdeki tarifi imkansız sevinç, bunun sıradan bir otobüs yolculuğu olmamasından kaynaklanıyordu. Beni özgürleştirecek yolculuğa çıkmıştım sonunda. Kestiremediğim uzunlukta bir süreden sonra, otobüs aniden durdu, kapıları açıldı. O kadar heyecanlandım ki, ayağa kalkacak gücü zor topladım dizlerimde. Sendeleyerek yürüdüm, başımı kapıdan uzattım, elimde bavul. Yüzümü sıcak bir hava yaladı. Güneş gözlerimi kamaştırdı, aşağıdaki tozlu yola doğru bir adım attım ki, uyandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bu “uyanma” durumunu ergenlik sırasında yaşamayan yoktur sanırım. Çocukken çok heves ettiğimiz pek çok şeyin aslında hiç de göründüğü gibi olmadığı konusunda uyanmak durumundayızdır hepimiz. Ben de uyandım. Anladım ki, pasaportsuz, vizesiz, parasız pulsuz, hele bir de aileden izinsiz bir yere gidilemez. Hem gidilse bile, mutlu olunamaz. Çünkü hem oralar bizim zannettiğimiz gibi değildir, hem de zaten kendinden kaçmak mümkün değildir. İnsan nereye giderse kendini de götürür. Ama tatil için gitmek güzeldir mesela. Bir hafta kalınır, turistik yerler filan gezilir, dönülür sonra. O bile zahmetlidir yerine göre, pahalıdır. Evde oturmalı insan.Hem zaten bırak uzaklara gitmeyi, karın doyuracak kadar bile para yoktur ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Zaman geçer, yeni insanlarla tanışılır, yeni duygusal bağlar kurulur. Sonra öyle bir şey gelir ki insanın başına, o andan önce sahip olunan bütün fikirler, bir anda anlamını yitirir. Âşık olduktan sonra hayat bambaşkadır. Korkular hafifler, yaralar sarılır, acılar küllenir. Sevinçler, hazlar, küçük mutluluklar pırıl pırıl yağmaya başlar insanın üstüne. Sık sık kalp ağrısı ile uyanılan bu düş zamanla hayatın kendisi olur. Arkanı yaslayabileceğin sağlam bir duvar, içinde uyuduğun huzurlu, sıcak bir çadır, geçmişin bütün fırtınalarından uzak bir yerde, sakin bir liman sunar sana.. Aşk ruhu gerçekten bütünüyle değiştirir, iyileştirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Ve eninde sonunda, bu iyileşmenin de sağladığı itim gücüyle, bir "durduk yerde eşinme" süreci başlar. Emeğini satarak geçimini sağlamak zorundadır kişi, hem belki bir gün, bu özgürleşmek anlamına da gelebilecektir. (Üniversitenin ilk yılında bunun bir masal olduğu ortaya çıkar, ama yapılacak bir şey yoktur.) Para kazanabilmek için gece gündüz çalışılır, terler dökülür, yüzlerce sınava girilir çıkılır. Bu arada yeni eşyalar alınır, yeni sözleşmeler imzalanır, yeni dostlar edinilir, yeni bağlar kurulur. Koparılmaya çalışılan kökler git gide daha derinlere uzanır. Bu o kadar uzun bir süreçtir ki, bir süre sonra insan niye çalıştığını, niye yaşadığını unutur. Ne istediğini bilemez hale gelir. Beklentiler düşer, ertesi güne sağ salim çıkmak, bir ay sonra faturaları ödeyebilecek durumda olmak, yazın tatile gidebilmek yeterince iyi gibi gelir. Allah insana sağlık versin. Hem buraların nesi var, dünyanın her yeri aynı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Günün birinde sevdiğin biriyle geçmişin tuhaflıklarından konuşurken, sana der ki: “Hatırlıyor musun, seneler önce, başucunda eski püskü bir bavulla yatıyordun sen.” Kahkahayla gülersiniz. Gülerken gövdende bir oyuk açılmıştır sanki. O oyuktan biri başını uzatmış, çığlık atıyordur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Sonra bir akşam bakarsın, bir masada, karanlık bir köşede, kafan bulutlu, bir arkadaşına neden gitmek zorunda olduğunu anlatmaya çalışıyorsun. Sana boş gözlerle bakıyor, sen de kendine o gözlerden bakıyorsun, mutsuzlukla, acıyla. Gitmek zorundayım diyorsun, bu sahip olduğum, bağlandığım, sevdiğim her şeyden uzaklaşmak anlamına gelse de. Gitmek zorundayım çünkü bütün benliğim bu fikir üstüne oturuyor. O fikri zihnimden söküp atarsam, ayaklarımın altında kocaman bir çukur açılıyor. &lt;br /&gt;İçinde o böceklenmiş köklerimi görüyorum, temiz havaya çıkmayı bekleyen köklerimi, bastırdığım, sakladığım, kapattığım yaralarımı. Derin mutsuzluğumu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sonra değil mi ki, dersin kendi kendine, eninde sonunda, belki de çok yakın bir zamanda, bitecek her şey. Neden bir gün öleceğini bildiğin halde, hayatını bir yerlere demirlemek için böyle sonu gelmez bir çaba sarf ediyorsun? Nereye tutunabileceğine inanıyorsun? Ölüm anında gözlerini kapatırken, tutunduğun şeyler, kişiler, ellerinin arasından kayıp gitmeyecek mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Neden özgürlükten, mutluluğu aramaktan vazgeçer ki insan? Neden özgür olmanın imkânsızlığına inanır? Neden kendi sefil hayatını sonsuzcasına ciddiye almayı öğrenirken, özgürlük fikrini hafife almayı da öğrenmek zorundadır? Bu bizimkisi hayat bilgeliği filan değil, bu çaresizliğin, güçsüzlüğün, umutsuzluğun, mutsuzluğun dışavurumu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Köklerimi söküp, rüzgârla buluşturacağım bir gün. Nefes alacak içim, dışım, her yerim. Mavi, açık bir gökyüzü, ferah bir cadde, sokak, ev, hayat bulmak için gideceğim. Bunları bulamayacak bile olsam, özgürlüğü aramak bir erdem değil mi? Kapana kısılıp kalmış hayatımı, bacaklarımı kanatarak da olsa, kurtarıp geri alacağım. Özgürlüğü arayan bütün kadın şairler, edebiyatçılar gibi, hayal kura kura, acı çeke çeke, ölüm gelip bütün umutları sonsuza kadar karartana dek..  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Furuğ'dan:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yeniden merhaba diyeceğim güneşe&lt;br /&gt;Gövdemde akan nehirlere&lt;br /&gt;Bulutlar gibi uzayıp giden düşünceme&lt;br /&gt;Benimle birlikte kuru mevsimlerden gecen&lt;br /&gt;Bahçemdeki ağaçların hüzünlü büyümesine&lt;br /&gt;Gecenin kokusunu hediye eden kargalara &lt;br /&gt;Yaşlılık biçimim olan ve aynada yaşayan anneme&lt;br /&gt;Tekrarlanan şehvetimle döllenen yeryüzüne &lt;br /&gt;Yeniden merhaba diyeceğim&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;Geliyorum, geliyorum, geliyorum,&lt;br /&gt;Ve aşkla dolu avluda bekleyen kıza &lt;br /&gt;Yeniden merhaba diyeceğim."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-969038369048917855?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/969038369048917855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=969038369048917855' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/969038369048917855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/969038369048917855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2011/01/gidememe-hali-uzerine.html' title='Gidememe Hali'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/TUGxsSlFwlI/AAAAAAAAAcE/sp3Zu6aAOWM/s72-c/85096928.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-629628469229600084</id><published>2010-12-17T13:12:00.006+02:00</published><updated>2010-12-17T13:26:37.863+02:00</updated><title type='text'>-</title><content type='html'>There's no time for us&lt;br /&gt;There's no place for us&lt;br /&gt;What is this thing that builds our dreams&lt;br /&gt;Yet slips away from us&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Who wants to live forever)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;There's no chance for us&lt;br /&gt;It's all decided for us&lt;br /&gt;This world has only one sweet moment&lt;br /&gt;Set aside for us&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Who wants to live forever&lt;br /&gt;Who dares to love forever&lt;br /&gt;When love must die)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Freddie Mercury&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-629628469229600084?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/629628469229600084/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=629628469229600084' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/629628469229600084'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/629628469229600084'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2010/12/blog-post.html' title='-'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-7119691289500575266</id><published>2010-01-19T23:56:00.001+02:00</published><updated>2010-01-19T23:56:34.737+02:00</updated><title type='text'>--</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/fASJuCtBgrw&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/fASJuCtBgrw&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-7119691289500575266?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/7119691289500575266/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=7119691289500575266' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/7119691289500575266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/7119691289500575266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2010/01/blog-post.html' title='--'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-6547682716648967859</id><published>2009-10-25T23:01:00.004+02:00</published><updated>2009-10-25T23:08:03.357+02:00</updated><title type='text'>--</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/SuS8vZPiclI/AAAAAAAAATI/9mLTmvsodRE/s1600-h/laundry.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 216px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/SuS8vZPiclI/AAAAAAAAATI/9mLTmvsodRE/s320/laundry.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396645775912628818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align: justify;text-justify:inter-ideograph;line-height:150%"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:0cm;margin-bottom: .0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;line-height:150%"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:Georgia, serif;color:#333333;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="font-family:Georgia, serif;color:#333333;"&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:0cm;margin-bottom: .0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;line-height:150%"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#000000;"&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;margin-bottom:0cm;margin-bottom: .0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;line-height:200%"&gt;&lt;span style="line-height: 200%; font-family: Georgia, serif; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;"Annem dünyayı Tanrının yarattığını söylerdi, babamsa, Tanrıyı, insanların uslu durması için rahiplerin uydurduğunu savunurdu. Ben bir noktaya değin, daha basit bir şey düşünmeyi yeğledim, sözgelimi bir sihirbaz olabilirdi bu. Bir gün seyrettiğim bir gösteride adamın biri, bir değnek hareketiyle şapkadan tavşan çıkartmıştı. Aynı değnekle, az sonra bir bardağın kırık parçalarını bir araya toplamıştı. Demek bi bir değnekle pek çok şey yapılabilirdi. Değneği orkestra şefi de kullanıyordu. Onu havada salladığında, kâğıt üstündeki kargacık burgacık kara lekeler karmaşası, insanı ağlatan bir müziğe dönüşüyordu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 200%; font-family: 'Times New Roman', serif; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto; text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;line-height:200%"&gt;&lt;span style="line-height: 200%; font-family: Georgia, serif; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;Sihirbaza inancım uzun sürdü. Sonra bir günden ötekine, artık hiçbir şeye inanmaz oldum. Bu bir okul arkadaşımın ölümüyle oldu. Annesine sigara almak için bisikletle gidiyordu. Gün batmak üzereydi, çevre pek iyi görünmüyordu ve bir otomobil ona önce çarptı, sonra da ezdi. Özel bir arkadaşlığımız yoktu, yalnızca bir gün önce bana silgisini ödünç vermişti. Sırası birdenbire boş kalmıştı ve silgisi de çantamın dibinde kalmıştı. Artık onu iade edebileceğim kimse yoktu. Hepsi bu. Önce Damiano vardı, sonra onun yerini boşluk almıştı. Önlüğümüz ve önlüğümüzün fiyonklu kurdelesiyle cenazeye gitmiştik, en uzun boylu iki çocuk bir çelenk taşıyorlardı. Mezarlığa varmak için onun evinin önünden geçiliyordu. Annesi çamaşırı toplamayı unutmuştu ve onun pantolonları ve gömlekleri hala ipin üzerinde asılıydı ve rüzgârla, yok olmuş bir ülkenin bayrakları gibi dalgalanıyordu. Rahip "Yukarıda, gökyüzünün çayırları içindeki küçük gülümsemeni düşünüyoruz," deyince ağlamaya başladım. Üzüntüden değil, öfkeden ağlıyordum. 'Peki, neden bizimle alay ediyorlar?' diye soruyordum kendime. O artık hiçbir yerde yok. Silgisi cebimde soğumuştu. O gün yaşamlarını Hindistan'da kazıkların üstünde pinekleyerek sürdüren fakirler gibi olduğumu anladım. Yalnızdım, bir sırığın tepesindeydim ve çevremde, başımda, düşüncelerimde yalnızca boşluk vardı. Büyük bir olasılıkla başkaları da aynı durumdaydı, ne var ki bunu fark etmez gibi görünüyorlardı."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 200%; font-family: 'Times New Roman', serif; "&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:150%"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;Anima Mundi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:150%"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;Susanna Tamaro&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph; line-height:150%"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-family:georgia;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;Çev. Eren Cendey&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-6547682716648967859?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/6547682716648967859/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=6547682716648967859' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/6547682716648967859'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/6547682716648967859'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2009/10/annem-dunyay-tanrnn-yarattgn-soylerdi.html' title='--'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/SuS8vZPiclI/AAAAAAAAATI/9mLTmvsodRE/s72-c/laundry.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-245458678409765789</id><published>2009-07-24T13:45:00.011+03:00</published><updated>2009-08-16T10:32:56.431+03:00</updated><title type='text'>--</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" align="center" style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(51, 51, 51); "&gt;"ve bu benim&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#333333;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:medium;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;yani bir yalnız kadın&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;ve soğuk bir mevsimin eşiğinde&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;belirsizliğini anlamanın başlangıcında, tüm yeryüzü varlığının&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;yalın ve kederli umutsuzluğunu, gökyüzünün &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;güçsüzlüğünü, bu betona kesmiş ellerin"&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Furuğ Ferruhzad&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;(Soğuk Mevsimin Başlangıcına İnanalım)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-245458678409765789?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/245458678409765789/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=245458678409765789' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/245458678409765789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/245458678409765789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2009/07/sandalyede-oylece-oturuyorum.html' title='--'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-6090769606968974911</id><published>2009-04-05T23:33:00.007+03:00</published><updated>2009-10-25T23:10:54.609+02:00</updated><title type='text'>--</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/SuS-o41jnKI/AAAAAAAAATQ/TU-PXw8N38E/s1600-h/23135666.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 248px; height: 250px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/SuS-o41jnKI/AAAAAAAAATQ/TU-PXw8N38E/s320/23135666.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396647863157759138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;benim payıma düşen&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;bir perde asılmasının benden aldığı gökyüzüdür&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden inmektir&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;(...)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;benim payıma düşen anılar bahçesinde hüzünlü bir gezintidir&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;ve “ellerini seviyorum” diyen&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;sesin hüznünde ölmektir&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;ellerimi bahçeye dikiyorum&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;yeşereceğim, biliyorum, biliyorum, biliyorum&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;ve kırlangıçlar mürekkepli parmaklarımın çukurunda&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;yumurtlayacaklar.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;..&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Furuğ Ferruhzad&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;(Yeniden Doğuş)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Çev. Haşim Hüsrevşahi&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-6090769606968974911?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/6090769606968974911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=6090769606968974911' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/6090769606968974911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/6090769606968974911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2009/04/blog-post.html' title='--'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/SuS-o41jnKI/AAAAAAAAATQ/TU-PXw8N38E/s72-c/23135666.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-2701933857909835179</id><published>2009-01-14T15:36:00.008+02:00</published><updated>2009-04-01T14:30:54.866+03:00</updated><title type='text'>Hallelujah</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;. .&lt;/span&gt;Hiçbir şey on sene önceki gibi değil. Dünyanın (dünyamın) evrenin merkezinde olmadığı gerçeğiyle yüzleştim sanıyorum. Kendime bakınca gördüğüm şey, sonsuz küçüklükte bir toz zerreciği. Devasa bir evrende kaybolmuş sessiz bir çığlık. Orada olması planlanmamış, hatta hiç orada olmamış bir protein yumağı. [You must forgive me, my unworthiness.] Herkes gibi kayıp. Herkes kadar mutlu. Herkes kadar mutsuz. Herkes kadar kötü ve zalim. Kaderi herkesin kaderiyle aynı. Aptallığı sınırsız. Herkes kadar delice yalnız.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;. .&lt;/span&gt;Sonsuz bir döngü, bir anafor var; beni ve herkesi içine çeken. Ondan kurtulmanın bir yolu olduğunu sanmıyorum. Kontrolün bende olduğuna inanmıyorum. Buna daha önce niye inandığımı da anlamıyorum. [Antik çağlar!] Şimdi sadece kendimi ve gündelik yaşantımın akışını seyrediyorum. Vapurun iskeleye yanaşmasını izler gibi, kayıtsızlıkla.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;. .&lt;/span&gt;Absürd! Bu duyguyu –daha doğrusu böyle adlandırmayı seçtiğim tuhaf bir duyguyu- uzun süre içimde taşıdım. Şimdi onu da sadece ara sıra duyumsuyorum. Bazen kaldırımda yürürken, bazen masada yemek yerken, bazen duş alırken. Bir kumaş parçasında.. Bir koltuk döşemesinde.. Kireçli bir muslukta... Ayaklarımda, ellerimde... Yabancılık. O esrarengiz ait olmama duygusu. Nesnelerin etrafını saran sessizlik ve boşluk. Bu duygu yüzünden ne bir Tanrı’ya teslim olabildim, ne bir Tanrıtanımaz olabildim. Gidebildiğim en uzak yer burası: boşluk. Evrenin bana, bize karşı kayıtsızlığını ve baş döndürücü hızını duyuyorum. Algımın sınırlarını zorluyorum. Ve sessiz çığlıklar atıyorum... Kısa, kesik, ümitsiz, vahşi çığlıklar.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-2701933857909835179?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/2701933857909835179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=2701933857909835179' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/2701933857909835179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/2701933857909835179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2009/01/hallelujah.html' title='Hallelujah'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-6902160083044102559</id><published>2008-04-13T17:02:00.007+03:00</published><updated>2009-10-25T23:17:04.753+02:00</updated><title type='text'>--</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/SuTARwLU0bI/AAAAAAAAATY/iLrJMVQsnkE/s1600-h/el-momento-de-tu-viaje.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/SuTARwLU0bI/AAAAAAAAATY/iLrJMVQsnkE/s320/el-momento-de-tu-viaje.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396649664719409586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="color:#0000EE;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;" - Ama, aramızda kalsın, öldükten sonra artık hiçbir şey olmadığını düşünüyorum. Tıpkı doğmadan önceki gibi. Hiçbir şey. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;- Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun Ramon? Bunu kimse bilemez. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Hayır, emin değilim zaten. Bu yalnızca bir his. Bu tıpkı babamın gökyüzüne bakıp "bugün hava yağacak" demesi ve sonra da yağması gibi bir şey. Bu bir his.."&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ffffff;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Mar Adentro / İçimdeki Deniz)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-6902160083044102559?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/6902160083044102559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=6902160083044102559' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/6902160083044102559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/6902160083044102559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2008/04/blog-post.html' title='--'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SVEMTV7bioM/SuTARwLU0bI/AAAAAAAAATY/iLrJMVQsnkE/s72-c/el-momento-de-tu-viaje.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-6365998252999092697</id><published>2008-01-04T13:05:00.000+02:00</published><updated>2008-02-02T17:01:25.771+02:00</updated><title type='text'>--</title><content type='html'>"..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman içimdeki bir ağzın&lt;br /&gt;Mavi dudaklarını açmasını&lt;br /&gt;Düşlemişimdir, bir kolun&lt;br /&gt;akşamları, açık bir pencereye&lt;br /&gt;Hüzünle eğilmesini ve kurbağaların&lt;br /&gt;Sıçramalarını ıslak otlarda "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Charles Wright&lt;br /&gt;(Güney Haçı'ndan)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çev. Cevat Çapan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-6365998252999092697?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/6365998252999092697/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=6365998252999092697' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/6365998252999092697'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/6365998252999092697'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2008/01/blog-post_8423.html' title='--'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8304623630086832828.post-4873871713403768961</id><published>2007-11-28T18:14:00.000+02:00</published><updated>2008-02-02T17:00:48.706+02:00</updated><title type='text'>--</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_SVEMTV7bioM/R02UaEmnUEI/AAAAAAAAAA0/ozh_FRmdxmE/s1600-h/IC+2118+The+Witch+Head+Nebula+-+Rootless.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5137925925532815426" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_SVEMTV7bioM/R02UaEmnUEI/AAAAAAAAAA0/ozh_FRmdxmE/s320/IC+2118+The+Witch+Head+Nebula+-+Rootless.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"...&lt;br /&gt;Aklımız ışık meleğidir ve yüce bir efendi-&lt;br /&gt;İçimizde oturmaz ve yüksek yıldızlara&lt;br /&gt;Koyar sandalyesini ve bizi çok yetim bırakır "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hugo Von Hoffmannsthal&lt;br /&gt;(Büyülü Bir Düş)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çev. Leyla Serdaroğlu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8304623630086832828-4873871713403768961?l=evimde.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://evimde.blogspot.com/feeds/4873871713403768961/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8304623630086832828&amp;postID=4873871713403768961' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/4873871713403768961'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8304623630086832828/posts/default/4873871713403768961'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://evimde.blogspot.com/2007/11/blog-post_28.html' title='--'/><author><name>HY</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02713785077552983888</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_SVEMTV7bioM/R02UaEmnUEI/AAAAAAAAAA0/ozh_FRmdxmE/s72-c/IC+2118+The+Witch+Head+Nebula+-+Rootless.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
